|
SEVDİKLERİNİZİN GELECEĞİNİ VASİYETNAME YAZARAK GÜVENCE ALTINA
ALIN
Güzel sanatlara hayran bir
adam varmış. O kadar çok seviyormuş ki, hayatını ona adamış. Güzel
sanat eserleri alabilmek için çok çalışıyor ve güzel bir sanat eseri
bulduğunda tüm parasını veriyormuş. Picasso, Rembrandt gibi birçok ünlü
sanatçının eserine talip oluyor ve onları satın alabilmek için de çok çalışıyormuş.
Eşini kaybeden bu adamın bir de oğlu varmış ve oğluna da sanat sevgisini aşılamış.
Sanata duydukları ilgi onları birbirine daha sıkı bağlıyormuş. Bir süre
sonra savaş çıkmış ve adamın oğlu ülkeleri adına savaşa katılmak
zorunda kalmış. Aradan biraz zaman geçtikten sonra bir mektup almış.
Mektupta oğlunun bir harekat esnasında kaybolduğu yazıyormuş. Zaten oğlunun
yokluğuna çok üzülen babanın acısı bu mektupla bir kat daha artmış.
Birkaç hafta sonra kalbini parçalayan ikinci mektubu almış baba. Mektupta oğlunun
bir harekat sırasında öldüğü yazıyormuş. Oğul, muharebe sırasında
yaralanan askerleri kurtarıyormuş. En son yaralıyı güvenli bölgeye taşırken
arkadan gelen bir kurşun, onun hayatını kaybetmesine neden olmuş. Mektubu
alalı birkaç ay olmuş ve bir yılbaşı sabahıymış. Babanın canı
yataktan kalkmak istemiyormuş çünkü oğlu olmadan bir noel geçirmek
istemiyormuş. Birden kapı çalınmış ve kim olduğuna bakmak üzere kapıya
yönelmiş. Kapıyı açınca elinde paket olan genç bir adam görmüş.
Genç adam: ”Bayım, siz beni tanımıyorsunuz ama ben oğlunuzun
kurtarırken öldüğü yaralı askerim” demiş. “Ben çok zengin biri değilim
ama oğlunuz sizin sanat sevginizden bana bahsetmişti, ben de çok iyi bir
ressam olmadığım halde onun bir portresini yapıp size hediye etmek
istedim” demiş.
Baba
paketi almış ve eve girip açmış. Sonra koleksiyon odasına gidip şöminenin
üzerinde duran Rembrandt eserini çıkarıp, onun yerine kendi oğlunun
portresini asmış. Sonra gözlerinden süzülen yaşlarla genç adama dönmüş
ve “Bu benim en değerli eşyam ve evimdeki tüm değerli eserlerin hepsinden
daha değerli” demiş. Baba ve genç adam birlikte noel yemeği yemişler ve
genç adam daha sonra gitmiş. Birkaç yıl sonra baba hastalanmış ve bir süre
sonra da ölmüş. Ölümü ilan edildikten sonra bütün sanat meraklıları
onun sahip olduğu sanat eserleri için yapılacak olan müzayedeyi bekliyormuş.
Nihayet müzayedenin noel günü yapılacağı duyurulmuş. Müze yetkilileri ve
dünyanın en ünlü koleksiyoncuları evde toplanmışlar. Hepsi heyecanla satılacak
sanat eserlerini alabilmeyi bekliyormuş. Ev dolmuş. Müzayede yöneticisi ayağa
kalkmış ve “Hepinize geldiğiniz için teşekkür ederim. Müzayedenin ilk
parçası arkamda gördüğünüz portredir” demiş.
Arka
sıralardan biri, “Ama o, yaşlı adamın oğlunun portresi” diye bağırmış,
“neden onu geçip diğer sanat eserlerine gelmiyoruz?”. Mezatçı: “Önce
bunu satmamız gerek, sonra diğerlerine geçebileceğiz” demiş. “Evet, artırmayı
100 dolar ile başlatıyorum, yok mu artıran?” Hiç kimseden ses çıkmayınca,
“O zaman 50 dolar” demiş. Hala kimseden ses çıkmamış, “o zaman 40
dolar”. Ses çıkmayınca, “Hiç kimse bu portreye talip değil mi?” diye
sormuş. Yaşlıca bir adam ayağa kalkmış ve “10 dolara olur mu?” demiş.
“Tüm param bu. Ben onların karşı komşusuyum ve bu çocuğu tanıyorum.
Onun büyümesine tanık oldum ve o çocuğu çok sevdim. Onun portresini almak
isterim.” “Yani 10 dolara almak istiyor musunuz?” diye sormuş müzayedeci.
“10 dolar!
Satıyorum! Satıyorum! Satttt-tttııımmmmm!” Salonda bir sevinç mırıltısı
yükselmiş ve herkes birbirine “Nihayet gerçek sanat eserlerine kavuşacağız.”
demeye başlamış. Müzayedeci o zaman, “Hepinize geldiğiniz için teşekkür
ederim. Sizleri bugün burada görmek çok güzeldi. Ama müzayede burada
bitti.” demiş. Kalabalıktan kızgın sesler yükselmeye başlamış. “Ne
demek müzayede bitti? Diğer eserler için artırma başlamadı bile…” Müzayedeci
o zaman: “Üzgünüm ama müzayede sona erdi. Çünkü yaşlı adam
vasiyetinde şöyle demişti. Oğlumun portresini alan tüm eserlerin sahibi
olur.” Bu güzel hikayeyi çeviren Doğugül Kan’a teşekkürler. Bu hikaye,
bir vasiyetnamenin miras planlaması yaparken ne kadar güçlü bir araç
olabildiğini anlatan en sevdiğim örneklerden biridir.
Vasiyetname, miras paylaşımının sorunsuz biçimde yapılmasını sağlayan
araçlardan biridir. Sevdiklerinize güvenli bir gelecek bırakmanın yollarından
biri de bu yüzden vasiyetname yazmaktır. Vasiyetname yazmanın ve bir
vasiyetnameye sahip olmanın size getireceği bazı avantajlar vardır:
- Eğer vasiyetnameniz yoksa, mahkeme kanuni
varislerinizi değerlendirmeye alır. Oysa siz servetinizin bir kısmını
kanuni varislerinizin dışında birilerine de bırakmak isteyebilirsiniz.
Yasal olarak eğer vasiyetnameniz yoksa, mahkemenin gözünde sadece kanuni
varislerini eşiniz, çocuklarınız, hayattalar ise anne ve babanız değerlendirmeye
alınır.
- Çocuklarınızın özel ihtiyaçları varsa (eğitim,
bakım, vb.) ve bu ihtiyaçların sizin istediğiniz şekilde karşılanmasını
istiyorsanız, bunu bir vasiyetname aracılığıyla yapabilirsiniz. Çocuğunuzun
sizin yaşamınızı kaybetmeniz durumunda eğitim, evlilik, iş ihtiyaçlarını
karşılamak üzere nakit paraya ihtiyacı olabilir. Bu durumda onlara toplu
bir para bırakmanız durumunda yaşları gençse, sizin istediğiniz şekilde
değerlendiremeyebilirler. Oysa uygun koşullarda bir hayat sigortası yaptırdığınızda
çocuklarınıza bırakacağınız toplam teminat tutarınızın onlara
toplu olarak değil de aylık ya da yıllık maaş halinde ödenmesini sağlayabilir,
böylece onların finansal geleceğini birkaç yıllığına değil, uzun
vadeli olarak 10 yıllığına güvence altına alabilirsiniz. Zaten aradan
geçecek olan bu süre içinde çocuğunuz da yetişkin hale gelecek ve
kendi yaşamını kurabilecektir.
- Mal varlığınız, vasiyetnameniz sayesinde sizin
istediğiniz şekilde paylaştırılabilir. Böylece kanuni varislerinizin
ihtiyaçlarını en doğru ve en adil şekilde karşılama imkanına sahip
olmuş olabilirsiniz. Bu da olası miras kavgalarının önüne geçebilir.
Çünkü vasiyetnameniz yürürlüğe girdiğinde vasiyetname sahibi hayatta
olmayacağından ortada tartışacak ya da itiraz edecek bir muhatap yoktur.
Vasiyetnameye çok sinirlenen biri olursa vasiyetname sahibinin yanına
gidebilir, ama kimsenin o kadar sinirleneceğini sanmıyorum!
- Eğer mal varlığınızın bir kısmı ile finansal
destek vermek istediğiniz biri varsa, ya da mal varlığınızın bir kısmını
kanuni varisiniz olmayan, ailenizin dışında birine bırakmak isterseniz,
bunu da vasiyetname yoluyla yapabilirsiniz. Bu durumda kanuni varislerinizin
itiraz hakkı vardır ve olay mahkemeye intikal eder ama vasiyetnamenizi
mahkeme tanırsa, bir avukatın danışmanlığını ve noterin onayını
almışsanız mahkemeyi kazanan vasiyetnameniz olacaktır.
- Bir vasiyetnameniz varsa, mal varlığınızı kötü
bile paylaştırmış olsanız, ya da paylaşımda bir hata bile yapmış
olsanız, istediğinizi almış olursunuz. Çünkü neticede vasiyetnamenin
amacı serveti varisler arasında paylaştırmaktır ve bu da yapılmış
olur. Kötü de olsa paylaştırılması, hiç paylaşılamamasından daha
iyidir. Çünkü zaman için de kırgınlıklar affedilebilir ya da
unutulabilirken, ortada sürekli bir sorun varsa kırgınlıklar da olmaya
devam edecektir.
Vasiyetnamenizin
olmaması durumunda mal paylaşımı yasalar çerçevesinde yapılır. Eğer
yasaların paylaştırdığı biçim ile, sizin paylaştırılmasını istediğiniz
model birbiri ile çelişiyorsa kaybeden taraf siz olursunuz. Hayatta olmayan
birinin kaybedecek neyi olabilir ki? Eğer çocukları varsa kaybedecek bir
nesli olabilir mesela…
Vasiyetname
Nasıl Yazılır?
Vasiyetname
aslında yazılmaz, sadece değiştirilir, çünkü herkesin bir vasiyetnamesi
vardır. Şaşırdınız değil mi? Vasiyetname yazmamanız durumunda yasal
prosedüre göre mal varlığınız paylaştırılır. Her ülke kendi miras
hukukunu düzenlemiştir ve bu da bizim vasiyetnamemizi oluşturur. Dolayısıyla
bir vasiyetname yazdığınızda aslında var olan yasal düzenlemelerin sizin için
hazırlamış olduğu vasiyetname şartlarını kendi ailenizin durumuna uyarlamış
oluyorsunuz. Bu durumda kimler vasiyetname yazmalıdır sorusunun cevabı,
herkestir. Bu yüzden vasiyetname yazmanın özel bir prosedürü yoktur.
Kendiniz elle boş bir kağıda yazabileceğiniz gibi, sözlü olarak da ifade
edebilirsiniz. Ama mahkeme karşısında geçerliliği olması ve potansiyel bir
sorunla karşılaşmanız açısından bir avukatla birlikte yazılıp, noterden
onaylı olmasında ve mümkünse şahitlerin de bulunmasında fayda vardır.
Ölmek üzere
olan yaşlı bir baba, yatağının başına üç oğlunu çağırarak, onlara
vasiyette bulunur: "Oğullarım, ben ölünce, birbirinize düşmemeniz için,
size sahibi olduğum 17 deveyi paylaştırmak istiyorum. Miras olarak develerin
yarısını büyük oğluma, üçte birini ortancaya, dokuzda birini ise küçük
oğluma bırakıyorum."
Babalarının
ölümünden sonra, mirası babalarının vasiyeti uyarınca paylaşmak üzere
kardeşler bir araya gelirler. Fakat bir türlü işin içinden çıkamazlar.
Mirası babalarının istediği gibi pay edemezler. Çünkü 17 sayısı ne 2'
ye, ne 3' e, ne de 9' a bölünebilir. "Bu işin üstesinden ancak köyün
tecrübe ehli, yaşlı bilgesi gelir!" diye düşünüp, ona giderek, danışırlar.
Bilge kişi "Benim bir devem var, onu da alıp, yeniden hesap yapın!"
der. Bu cömertliğe çok şaşıran oğullar, 18 deveyi pay etmeye girişirler.
Önce 2' ye bölerler, büyük oğul 9 develik payını alır. Sonra 3'e bölerler,
çıkan 6 deveyi de ortanca oğul alır. Daha sonra 9' a böldüklerinde 2
deveyi de küçük oğul alır. Ama, bütün develeri paylaştıktan sonra
ortada fazladan bir deve kalır yine. Oğullar bu duruma da bir çözüm
getirmesi için yaşlı bilgeye başvururlar. Bilge kişi güler ve: "İyi
öyleyse!" der. "Sorununuz çözümlendiğine göre, ben de devemi
geri alayım." Avukatlar da söz konusu miras olduğunda tıpkı bilgi gibi
katalizör gibi devreye girer, çözümü sağladıktan sonra devreden çıkar.
Vasiyetnamenizin
özel bir durum yoksa gizli olmamasında fayda vardır. Aile fertleri de bir
vasiyetnameniz olduğunu bilirlerse, avukatınız tarafından muhafaza edildiğini
söylerseniz ya da yangın korumalı bir kasanız varsa evinizde kendiniz
muhafaza edip bir nüshasını avukatınızda tutarsanız işiniz kolaylaşabilir.
Miras
paylaşımı konusunda bunların haricinde aileniz tarafından bilinmesi
gerekenleri aşağıdaki gibi bir liste halinde sıralayabiliriz:
- Vasiyetnameniz ve nerede olduğu
- Avukatınızın adı, adresi ve iletişim bilgileri
- Sosyal güvenlik numaranız
- Banka hesap numaralarınız
- Bankada kiralık kasanız varsa içinde nelerin olduğuna
dair yazılı bir kayıt
- Nüfus cüzdanınız
- Evlilik cüzdanınız
- Yatırımlarınız ve yatırım danışmanınız
- Borç ve alacaklarınız
- İşinizle ilgili sözleşme ve taahhütleriniz
- Muhasebecinizin adı, adresi ve iletişim bilgileri
- Sigortacınızın adı, adresi ve iletişim
bilgileri
Bu bilgileri
ya mal varlığının sahibinin söylemesi ya da kanuni varislerin sorup öğrenmesi
gereklidir. Genelde kanuni varislerin bu tür bilgileri sorması yanlış anlaşılabilir.
Bunun önüne geçmenin yolu miras sahibinin kendisine bu sorunun sorulmasına fırsat
vermemesidir. Ama yine de son çare bile olsa bu soruları sorup, miras paylaşımı
konusunda ailelerin birlikte diyalog halinde olmaları onların menfaatine
olacaktır. Miras konuları sır kalmamalıdır. İnsanlar konuşarak anlaşırlar.
İki şahit
huzurunda, noter tasdikli olarak vasiyetnamenizi hazırladınız ve avukatınıza
onaylattınız. Bundan sonra vasiyetnamenin düzenli olarak güncellenmesi de
gerekebilir. Sizin ya da çevrenizin koşulları değiştiğinde
vasiyetnamenizde gereken değişiklikleri yapmak durumunda kalabilirsiniz. Aşağıdaki
şartların oluşması durumunda vasiyetnamenizi güncellemenizi öneririm:
- Evlilik durumunuz değiştiğinde: Yeni
evlendiyseniz, eşinizden boşandıysanız ya da ikinci
evliliğinizi yaptıysanız, vasiyetnamenizi güncellemeniz
gerekebilir.
- Kazancınız değiştiğinde: Kazancınızda artma
ya da eksilme olduğunda bu bütün mal varlığınızı etkileyeceğinden
vasiyetnamenizde değişiklik yapmanız gerekebilir.
- Sağlık durumunuz değiştiğinde: Umarım hayatınız
boyunca dermanı olmayan bir dertle karşılaşmazsınız. Sürekli bakım
gerektiren bir hastalıkla karşılaşmanız durumunda mal varlığınızın
bir bölümünü bakım giderlerinize ve size bakmakla yükümlü olan kişiye
tahsis etmek zorunda kalabilirsiniz.
- Aileniz büyüdüğünde ya da küçüldüğünde:
Yeni çocuk sahibi olarak ailenizi genişletebilirsiniz. Bir ölüm sonucu
da ailenizde küçülme yaşayabilirsiniz. Her iki durumda da
vasiyetnamenizde gerekli gördüğünüz ekleme ve çıkarmaları yapmak
durumunda kalırsınız.
- Üzerinden uzun zaman geçtiğinde: Vasiyetnamenizi
hazırladığınız günden itibaren aradan 5 yıl ya da 10 yıl gibi uzun
bir zaman geçmişse de vasiyetnamenizi güncellemeniz gerekebilir. Zaman içinde
servetinizi büyütmüş olabilir ya da o servette bir küçülme yaşamış
olabilirsiniz. 3 yılda bir düzenli olarak vasiyetnamenizi mal varlığınızın
son durumuna göre güncellemenizde fayda vardır.
Miras
Problemleri ve Çözüm Önerileri
Miras
konusunda gerçek hayatta sıklıkla yaşanabilen birkaç problem ve çözüm önerileri
üzerinde durmak istiyorum. Bunlardan bir tanesi problemli çocuklardır. Beş
parmağın beşi bir olmadığı gibi çocuklarınızın karakter ve kişilik
yapıları da aynı olmayabilir. Sizin değerlendirmenize göre çocuklarınızdan
biri diğerlerine ya da diğerine göre daha hayırlı ya da hayırsız
olabilir. Bunun değerlendirmesini yani çocukların yargılanmasını
ebeveynler onları en iyi kendileri tanıdıkları için başkasına bırakmazlar.
Peki bu durumda ne yapmalıyız? Genelde çözüm önerisi olarak mirasınızı
har vurup harman savurmayacak olan çocuğa mal varlığınızın büyük bölümünü,
mal varlığınızı yönetemeyeceğini düşündüğünüz çocuğunuza da küçük
bölümünü bırakmak gibi bir çözüm düşünülebiliyor. Bu ilk bakışta
kulağa çok mantıklıymış gibi gelebiliyor. Öyle ya, bir ömür verilerek
kazanılmış olan değerlerin birkaç yıl içinde tüketilmesine hangi miras bırakan
razı gelir?
Bu durumda
çözüm son derece basittir. Siz isteseniz de istemeseniz de çocuklarınızı
hayırlı, hayırsız; parayı kullanabilir, kullanamaz ya da farklı şekillerde
sınıflandırma ve kıyaslama yapmadan eşit miktarda bölüşüm yapmak en
ideal yaklaşımdır. Eşit paylaşım yapmamanız durumunda mal varlığınızdan
küçük bir kısım bıraktığınız ve paranızı yönetemeyeceğini düşündüğünüz
için zor durumda bıraktığınız çocuğunuz elindeki serveti tüketebilir.
Bu durumda kendisine daha fazla servet bırakılmış olan kardeşler, küçük
payı almış olan kardeşlerinin payı küçük olduğu için zor durumda kaldığını
düşünüp suçluluk psikolojisine girebilirler. Eğer küçük pay alan kardeş
de onların üzerine bu yüzden bir baskı kurarsa en büyük sorunla karşı
karşıyasınız demektir. Çünkü ailesi varsa çocuklarının ve eşinin baskısı
ile küçük payı alan kardeş kendisinin hor görüldüğünü iddia edip
kendi hakkı olan aradaki farkı isteyebilir. Bu durumda istediğini alırsa çok
ciddi başka bir problem yaşanabilir. Hazıra alışan bu kardeş elindeki bu
serveti de tükettikten sonra kardeşlerinden bu kez de borç isteme yoluna
gidebilir ve borcunu da ödeyemeyeceğinden orada sürekli kanayan ve
servetinizi adeta bir vücudun kan kaybetmesi gibi tüketen bir yara açmış
olursunuz. Bunun sorumlusu da tamamen mirası bırakan kişidir. Olayı yukarıdan
görmenizi istediğim için bu örneği paylaştım. Tersi olmuş olsaydı, yani
eşit olarak miras paylaşılmış olsaydı, küçük payı almış olan kardeş
servetini tükettiğinde diğer kardeşleri ona bir kereliğine borç verebilir
ya da destek olabilirlerdi. Ama borcunu ödemediğinde ikinci ya da üçüncü
destek arkasından gelmeyebilirdi, ya da kendilerini bu konuda daha rahat
hissedebilirlerdi. Çünkü üzerlerine düşen görevi yerine getirmiş
olurlardı. Halbuki sizin onlara mirasınızdan büyük payı verme hamleniz her
iki tarafı da zor durumda bırakabilir.
Miras problemleri o kadar çoktur ki kitaplara sığdırabilmek mümkün
değil. Başka bir durum daha değerlendirelim. Diyelim çocuklarınız var ve
siz miras paylaşımını yaparken bütün mal varlığınızı çocuklarınız
henüz 18 yaşından küçük olduğu için ya da küçük oldukları için eşinize
bıraktınız. İki tane de çocuğunuz olduğunu düşünelim. Örnek bu ya,
vasiyetnamenizi hazırlayıp bütün mal varlığınızı eşinize bıraktınız
-kanunen çocuklarınızın da ayrı ayrı hakkı var- ve yaşamınızı
kaybettiniz. Eşiniz sizden sonra başka biriyle evlendi. Evlendiği kişinin de
iki çocuğu var. Hayattayken eşiniz olan kadının ve
yeni kocasının ilk evliliklerinden iki çocuğu var ve toplam dört çocuktan
oluşan altı kişilik bir aile oldular. Aradan belli bir süre geçtikten sonra
siz hayattayken eşiniz olan kadın da vefat ediyor. Bu durumda ne olur?
Ne olacağı aslında oldukça açıktır. Siz bütün mal varlığınızı
eşinize bıraktınız, o da başka biriyle evlendi ve yaşamını kaybetti. Bu
durumda yasalara göre mirasında yeni kocası hak sahibidir. Dikkat ediyorsanız
sizin çocuklarınızın da hakkı olan bir mal varlığı idi bu ama siz çocuklarınızı
kendi elinizle ateşe atmış oldunuz. Belki eşinizin yeni kocası onlara çok
iyi babalık edebilir, haklarını gözetebilir, ama belki de bunu yapmayabilir.
Cevabı duruma ve kişiye göre değişir.
Sorunsuz
Miras Paylaşımı
Miras olarak
bırakılmış olan gayri menkullerin paylaşımı vasiyetnameniz yoksa oldukça
zordur. Mirasın varisi olan kişiler kendi şartlarına en uygun miktarda mal
varlığına sahip olmak isteyeceğinden, miras tartışmaları yaşanabilir.
Miras tartışmaları bazen ucunda ölüm olan çatışmalara dönüşebiliyor.
Aslında miras kavgalarına son vermenin çok etkili ve kesin sonuç veren bir yöntemi
var. Sorunun temeline inelim. Miras paylaşımının rahatlıkla yapılamamasının
en önemli sebebi, miras olarak bırakılan emtianın önemli bir bölümünün
rahatlıkla bölünememesi ve ortak kullanıma uygun olmamasıdır. Bir evi oda
oda paylaştıramazsınız. Bir arabayı bir hafta sizin aile binsin, diğer
hafta bizim aile binsin şeklinde de kullanamazsınız. Bu bir yerde elma ve
armutları paylaştırmaya benziyor. Matematiksel hiçbir işlemi elma ve armut
ile yapamazsınız. Bir elma artı bir armutun toplamı bir elma artı bir
armuttur. İkisini topladığınızda 1 + 2 = 3 gibi iki farklı rakamı topladığınızda
farklı üçüncü bir rakam elde edemezsiniz. Çünkü elma ve armut aynı
birimler değildir. Bunları aynı zamanda birbirine bölemezsiniz de elma bölü
armut ne eder? Ben bilmiyorum cevabı varsa hakan@parasalzeka.com
adresine gönderirseniz ben de öğrenmiş olurum. Demek ki sorunun temelinde
mirasa konu olan malların aynı cinste olmaması yatıyor. Eğer aynı cins
olsalardı miras paylaşımı önemli bir sorun olmaktan çıkardı. Bu durumda
eğer elmayı da armutla değiştirirsek ve elimizde aynı büyüklükte ve
cinste iki armut olursa çok rahat bunu pay edebiliriz.
Miras paylaşımında
da bu basit matematik kuralı geçerlidir. En kolay ve en etkili paylaşabilen
şey nakit paradır. Bu yüzden miras davalarında bankadaki nakit para
sorunsuzca pay edilir. Problem farklı cinsteki miras mallarının paylaştırılmasındadır.
Bunun önüne geçebilmek için bütün mirasınızı nakde çevirip imkanınız
olması durumunda sağlığınızda paylaştırabilir ya da sadece nakde çevirip
banka hesabınızda tutabilirsiniz. Ortada yeter ki nakit para olsun,
varisleriniz onu paylaşmakta zorlanmayacaklardır. Zaten çok uzun süren miras
davalarının sonunda da çevrenizde belki örnekleri vardır, taraflar anlaşmaya
varamazlarsa mahkeme tarafından miras malları satışa çıkarılıp nakit
paylaşılır. Bu işi mahkeme kararlarına bırakmadan kendiniz yaparsanız
maliyetlerinizi düşürüp elinize geçen toplam para miktarını artırabilirsiniz.
|